Etraftaki güzellikleri fark etmeyerek yazık ediyoruz. Sonuca ulaşmak adına süreci kaybediyoruz. Varacağı yeri düşünürken yürüdüğümüz yolu görmüyoruz. Ve bunu mecazi bir yerden de söylemiyorum. İçimize öyle işlemiş ki bu durum, geçtiğim yerleri fark etmek şaşırtıcı olan haline gelmiş. Ufacık bir güzelliğe şahit olmak bile heyecanlandırırken, bu şahitliği korumak bazen zor. Her ne kadar tamamen kaybettiğimiz bir yeti olmasa da bu, insan çok kolay sonuçlarda kaybolabiliyor. Kendime bunun üzerine düşünebileceğim ve belki de kaybolmamı engelleyecek bir hatırlatma niyetine yazıyorum bu yazıyı. Attığım adımı göreyim, geçtiğim yerlerin yalnızca ben geçerken değil, ben geçtikten sonra da nasıl göründüğüne dönüp bir bakayım diye. Gördüğüm bir gökkuşağına tadını çıkararak bakayım, kaçamak bakışlarla yetinip gizli saklı güzellikleri kaçırmayayım diye. Çünkü gökkuşakları yalnız gökte olmaz. Zaman ayırmayı öğrenebilirsek eğer, bir dalganın üstünden de göz kırpabilirler bize.
Not
Written by
Bir yanıt yazın