Bazı düşünceleri yazarak sanki varlıklarını güçlendirmiş gibi hissediyorum. Var ettiğim için kendime kızıyorum. Çünkü eğer yazmasaydım belki bir daha hatırlamamak üzere bir esintiyle zihnimden uçup gidecekti. Ancak ben onu somutlaştırdım ve şimdi de sanki yırtsam da, yaksam da o rahatsız edici varlığından tam anlamıyla kurtulamayacakmışım gibi geliyor. Bir düşünceyi var etmek bile insanı mahcup edebiliyor. Kimsenin bilmediği ama senin haksız, yersiz olduğunu bildiğin, var etmenin, hatta benim durumumda somutlaştırmış olmanın yükünü taşıdığın bir düşünce insanı böylesine rahatsız edebiliyor işte. Hatırlamaya bile çekiniyorum. Ama tezat ki hatırlayabileceğim şekle sokan da benim. Düşünceden kurtulmaya çalışıyorum, kendimden kurtulmaya çalışmakla ayırt edemiyorum. Aynı derecede imkânsız ve varlığı inkâr edilemez kadar gerçek.
İstenmeyen düşünce kutusu
Written by
Yorumlar
“İstenmeyen düşünce kutusu” için bir yanıt
-
Üzerine çığ bile düşse, aylar sonra en mutlu anında o düşüncelerin günyüzüne çıkmalarının verdiği tekinsizlik ile eşdeğerdir arkanda ağzından salyalar akan bir sırtlanın seni kovaladığını farketmek
Bir yanıt yazın