Ağaçları düşünüyorum. Bu kadar sabit bir şey nasıl bu kadar canlı hissettirebilir diye beni her seferinde büyülüyorlar. Bir ağacı diğerinden ayrı düşünemiyorum. Hem birbirlerine uyum sağlayıp bir diğerine alan tanırken, hem büyüyüp uzanabildikleri kadar uzağa uzanıyorlar. Belirledikleri çizgiler, sınırları kalın değil ama keskin. Göğe bakarken nefes aldığımı hissettiriyorlar. Göğü görmeme engel değil, göğü süsleyen çerçeveler. Bir de her an dokunuyormuşum gibi ağaçlara. Ayaklarımın altından beni tutuyorlar. Ve sürekli el ele gibi geliyorlar bana. Toprağın üstünden taşan kökleri de ‘ben buradayım’ der gibi. ‘Sandığından güçlüyüm ve sana sandığından daha çok dokunuyorum.’ O kökleri görünce hissederim mesela bunları. Varlıklarını ortaya koyuşlarını, var olma iddialarının sağlamlığını. Ağaçlar o kadar güçlü hayattadır ki ses çıkarmadan sesleri, hareket etmeden kımıldamaları, dokunmadan hisleri vardır. Kimse bundan şüphe etmez.
Ağaçlar
Written by
Yorumlar
“Ağaçlar” için bir yanıt
-
Ve üzerlerine ne kadar yük binerse binsin , dallarıyla sırtlarlar yüklerini belki biraz kar vardır dallarında belkide cıvıl cıvıl öten kuşlar..
Bir yanıt yazın